Pazar, Eylül 05, 2010

Muhasebe Standartları

Bu Makale EBSO Haber Dergisinde Yayınlanmıştır.
 
 
 
MUHASEBE STANDARTLARI DEĞİŞİYOR
 
 
Tayfun ŞENOL
Yeminli Mali Müşavir
EBSO Mali Müşaviri
 
 
Ülkemizde muhasebe ile ilgili çok başlılık ve uygulama farklılıkları öteden beri firmaların ve muhasebecilerin kafasını karıştırmaktadır.
Ticari işlemleri ve ticaret hayatını düzenleyen Türk Ticaret Kanununda tüccarların tutacakları defterler, kayıt ve belge düzeni, muhasebe usulü vb konularda bazı hükümler bulunmakta, bunun yanında mükellefiyetle ilgili uygulamaları düzenleyen Vergi Usul Kanununda da muhasebe ve kayıt düzeni ile ilgili detaylı maddeler yer almaktadır.
Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nun oluşması ile beraber halka açık şirketlerin uyması gereken muhasebe ve değerleme usulleri, bunlardan ayrı olarak SPK tarafından düzenlenmeye başlanmıştır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) da kendi yetki alanına giren konularda muhasebe standartları yayınlamaktadır.
Tek düzen hesap planı da 1992 yılında uygulanmaya başlanmıştır.
Bu durumda ve Türkiye’nin AB üyeliği yolunda yapılan çalışmalar bağlamında muhasebe standartlarının uluslararası muhasebe standartlarına uyumu önem kazanmıştır.
SPK ve BDDK'nın AB mevzuatına uyumlu düzenlemeler yapmış olması ve temel yasa durumundaki yeni Türk Ticaret Kanunu taslağında, Türk Muhasebe Standartlarına atıf yapılmış olması, bu konudaki önemli açılımlardır.
Diğer yandan Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) kurularak uluslar arası muhasebe standartları esas alınmak suretiyle Türkiye Muhasebe Standartları hazırlanmaya başlanmıştır.
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu, bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü kılınan, gerçek ve tüzel kişilere ait finansal tabloların ihtiyaca uygun, güvenilir, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir ve tutarlı olmasını sağlayan Türkiye Muhasebe Standartlarını kavramsal çerçeveye uygun olarak saptamak ve yayınlamakla görevlendirilmiştir.
Geçtiğimiz günlerde TBMM’ne gönderilen Türk Ticaret Kanunu tasarısı yasalaştığında Türkiye Muhasebe Standartları da yürürlüğe girecektir.
Halihazırda SPK’ya tabi şirketler ve bankalar tarafından uygulanan Uluslararası Muhasebe Standartları, tüm firmalar için zorunlu hale gelecektir.
Avrupa Birliği üyelik sürecinin bir gereksinimi olarak finans sektöründe köklü değişiklikler meydana getirecek olan Basel II kriterleri de uygulanmaya başlandığında mali tablolar, yeni adı ile “finansal raporlar” ve muhasebe standartları önem kazanacaktır.
Uygulamanın başlaması ile beraber iki önemli sorun gündeme gelecektir;
Birincisi Türkiye Muhasebe standartları ile Vergi Usul Kanunu hükümleri birbirinden çok farklı hükümler içermektedir. Tek düzen hesap planımız bile Türkiye Muhasebe Standartlarına tam anlamıyla uygun değildir. Birtakım hesap işleyişlerinin farklılaştırılması birtakım yeni hesaplar ihdas edilmesi gerekecektir. Aynı şekilde enflasyon muhasebesi konusunda da farklılıklar bulunmaktadır.
Kanunun yürürlüğü ile birlikte “Ticari Kar” ve “Mali Kar” kavramları arasındaki uçurum çok fazla açılacaktır.
Günümüzde halka açık olan firmalar dışındaki firmaların hemen hemen tamamının “mali bilanço” çıkarıp,  “ticari bilanço” ile hiç ilgilenmedikleri göz önüne alınırsa, bu uygulamanın yaratacağı sıkıntı daha iyi anlaşılacaktır.
İkinci önemli sorun ise Türkiye Muhasebe Standartlarını uygulayacak kadroların henüz bu konuda yetişmemiş veya eğitilmemiş olmasıdır.
Türkiye Muhasebe Standartları, içerdiği hükümler ve uygulama mantığındaki farklılıklar sebebiyle son derece karmaşık düzenlemeler içermektedir.
Türkiye’deki mevcut muhasebe altyapısı, bu uygulamayı kaldırabilecek düzeyde değildir.
Bu sebeple uygulamanın kademeli olarak ve belli bir geçiş süreci içerisinde yaygınlaştırılması faydalı olacaktır.
Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bugüne kadar Uluslararası Muhasebe Standartlarının (IFRS / IAS) büyük bir kısmı tercüme edilerek Türkiye Muhasebe Standardı (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS) olarak yayınlanmıştır. Yayınlanmayı bekleyen birkaç standart daha vardır.
Yayınlanan standartlar ve yayınlandıkları Resmi Gazete tarih numaraları şu şekildedir;
TMS 1 : Finansal Tabloların Sunuluşu
16.01.2005 - 25702
TMS 1 : Finansal Tabloların Sunuluşu (Değişiklik)
12.04.2006 - 26137
TMS 2 : Stoklar
15.01.2005 - 25701
TMS 2 : Stoklar (Değişiklik)
11.04.2006 - 26136
TMS 7 : Nakit Akış Tabloları
18.01.2005 - 25704
TMS 8 : Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar
20.10.2005 - 25972
TMS 10 : Bilanço Tarihinden Sonraki Olaylar
20.10.2005 - 25972
TMS 11 : İnşaat Sözleşmeleri
26.10.2005 - 25978
TMS 12 : Gelir Vergileri
28.03.2006 - 26122
TMS 12 : Gelir Vergileri (Değişiklik)
28.10.2006 - 26330
TMS 14 : Bölümlere Göre Raporlama
03.03.2006 - 26097
TMS 16 : Maddi Duran Varlıklar
31.12.2005 - 26040
TMS 17 : Kiralama İşlemleri
24.02.2006 - 26090
TMS 18 : Hasılat
09.12.2005 - 26018
TMS 19 : Çalışanlara Sağlanan Faydalar
30.03.2006 - 26124
TMS 20 : Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi ve Devlet Yardımlarının Açıklanması
01.11.2005 - 25983
TMS 21 : Kur Değişiminin Etkileri
31.12.2005 - 26040
TMS 23 : Borçlanma Maliyetleri
09.11.2005 - 25988
TMS 24 : İlişkili Taraf Açıklamaları
31.12.2005 - 26040
TMS 26 : Emeklilik Fayda Planlarında Muhasebeleştirme ve Raporlama
01.03.2006 - 26095
TMS 27 : Konsolide ve Bireysel Finansal Tablolar
17.12.2005 - 26026
TMS 28 : İştiraklerdeki Yatırımlar
27.12.2005 - 26036
TMS 29 : Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama
31.12.2005 - 26040
TMS 30 : Bankalar ve Benzeri Finansal Kuruluşların Finansal Tablolarında Yapılacak Açıklamalar
25.03.2006 - 26119
TMS 31 : İş Ortaklıklarındaki Paylar
31.12.2005 - 26040
TMS 32 : Finansal Araçlar: Sunum
28.10.2006 - 26330
TMS 33 : Hisse Başına Kazanç
28.03.2006 - 26122
TMS 34 : Ara Dönem Finansal Raporlama
02.02.2006 - 26068
TMS 36 : Varlıklarda Değer Düşüklüğü
18.03.2006 - 26112
TMS 37 : Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar
15.02.2006 - 26081
TMS 38 : Maddi Olmayan Duran Varlıklar
17.03.2006 - 26111
TMS 39 : Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme
03.11.2006 - 26335
TMS 40 : Yatırım Amaçlı Gayrimenkuller
17.03.2006 - 26111
TMS 41 : Tarımsal Faaliyetler
24.02.2006 - 26090
TFRS 1 : Türkiye Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulaması
31.03.2006 - 26125
TFRS 2 : Hisse Bazlı Ödemeler
31.03.2006 - 26125
TFRS 3 : İşletme Birleşmeleri
31.03.2006 - 26125
TFRS 4 : Sigorta Sözleşmeleri
25.03.2006 - 26119
TFRS 5 : Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetler
16.03.2006 - 26110
TFRS 6 : Maden Kaynaklarının Araştırılması ve Değerlendirilmesi
31.01.2006 - 26066
 
Türkiye Muhasebe Standartları ve Yorumları ile Kavramsal Çerçevede yer alan kavram ve ilkeler doğrultusunda düzenlenecek finansal tablolar, ticari bilançonun oluşumu ile ilgilidir.
Vergi Usul Kanunundaki iktisadi kıymetlerin değerlendirilmesine ilişkin hükümler, vergi matrahının hesaplanması ile ilgili olduğundan; mükellefler, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre düzenledikleri tek tip finansal tablolarında oluşan ticari kardan hareketle, Vergi Usul Kanunundaki farklı değerleme hükümlerinin olumlu ve olumsuz etkileri ile kanunen kabul edilmeyen giderler ve vergiden muaf veya müstesna gelirlerini bu kara eklemek ve indirmek suretiyle haricen gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını hesaplayacaklardır.
Yani artık esas olan; “ticari finansal tablolar” olacak, firmalar vergi kanunundaki farklılıkların matrahlar üzerindeki etkisini ayrıca hesaplayarak beyannamelerini vereceklerdir.
Önümüzdeki yıllarda vergi incelemelerinin ve incelemelerden çıkacak matrah farklarının ticari kardan mali kara geçerken yapılan hatalardan kaynaklanacağını şimdiden kestirmek pek zor değildir.
Zira yayınlanmış olan standartlar, anlaşılması ve uygulanması o kadar kolay olmayan hükümler içermektedir.
Standartlar yaklaşık 2 yıllık bir periyotta yayınlanmıştır. Tamamı yaklaşık 1.000 sayfadır.
Bu süre zarfında bu standartları uygulayacak meslek mensuplarının yüzde kaçı bu standartları okuyup, anlayabilmiştir.? Okuyanların da yüzde kaçı bu standartları doğru uygulayabilecektir?
Bu soruların cevabını olumluya çevirmeden uygulamayı başlatmak, mükellefleri mağdur etmekten başka bir işe yaramayacak, inceleme elemanlarına matrah farkı bulmak için yeni malzemeler yaratacaktır.
Bu aşamada uygun çözümün, Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulanabilirliğini sağlamak, fakat diğer yandan vergi matrahını ticari kardan farklılaştırmamak olduğunu düşünmekteyiz..
Bunun için de Vergi Kanunlarında bir seri düzenlemeye ihtiyaç vardır.